Menu

Türkiye’nin Aktif Uzay Serüveni

Ülkemizde Türkiye Uzay Ajansı (TUA)’nın aktif olarak faaliyete geçmesi ile başlayan uzay rüzgarında biz de sizler için Türkiye’nin aktif uzay serüvenini tarihsel zaman dilimi içerisinde paylaşmak istedik.

Gelişim tarihçesine geçmeden önce, metinlerde geçen “uydunun ömrünü tamamlaması veya devre dışı kalması” konusuna açıklık getirmekte fayda var Uyduların kullanım sürelerinin bitmesi aslında onların uzay şartlarında malzeme yorgunluğu ya da elektronik veya güç sistemlerinin devre dışı kalmasından kaynaklanmıyor.

Her uydunun faydalı ömür adı verilen bir kullanım süresi var. Bu süre zarfında her yıl ihtiyaç duyulduğunda yörünge izinde bir takım düzeltmelerin yapılması gerekli. Bu sebeple da uydu gövdesinin etrafına yerleştirilmiş birden fazla mini iticinin ve haliyle yakıt kullanılması gerekiyor.

Uydunun işlevi ve yakıtın durumuna göre bu 10-15 yıl içerinde yakıt ciddi oranda azalıyor. Kalan yakıtın kritik seviyeye düşmesi durumunda artık uydunun yörünge kontrolünün kaybedilmemesi için yörüngeden çıkarılması zorunlu hale geliyor. GEO (Dünya eş zamanlı) yörüngede bulunan bu devasa uyduların, küçük iticilerle tekrar 36.000 km yol kat ederek Dünya atmosferine kontrollü girişini ve akabinde atmosferde yanmasını sağlamak o kadar da kolay değil. Bu oldukça masraflı ve az yakıtla atmosferimize ulaşması çok zor, teknik problemler doğurabilecek bir konu.

Faydalı ömür tamamlandığında uydunun yakın yörüngede bir uzay çöpü haline gelerek çarpışma riski oluşturmaması adına kalan yakıt, uydunun asli yörünge izinden 200-300 km daha uzak noktaya, “uydu mezarlığı” adı verilen daha uzak bir yörüngeye geçiş için son kez ateşlemek için kullanılmaktadır. Böylece satın alınmış olan yörünge izi yeni uyduların kullanımı için de boşaltılmış olmaktadır.

Yeni ve zararsız yörüngesine ulaşan uydunun aslında tüm sistemleri aktif bir halde bulunmasına karşılık yeni ve diğer uydu sistemleri ile parazit-istenmeyen girişim (enterferans) oluşturmaması adına kontrollü bir şekilde devre dışı bırakılmaktadır. 

Sanırım bu kısa açıklama genellikle yabancı filmlerde görmeye alışkın olduğumuz “uyduyu hemen haritadaki bölgeye yönlendirin, yok olmadı buraya yönlendirin” gibi taksi çağırma hizmeti gibi kullanılma durumu olmadığı konusunda da bilgilendirici olmuştur. Dünya eş zamanlı yörünge uyduları ya alışkın olduğumuz TV uyduları gibi uydular genellikle sabit bir konumda bulunur ve kapsama alanında haberleşme-veri-görüntü sağlayabilir.

Diğer uydular ise (mesela LEO yörüngedekiler) gün içerisinde genellikle aynı yeryüzü bölgesi üzerinden yaklaşık iki kere geçmektedir. “Filmdeki konu teknik olarak mümkün mü peki?” diye bir soru aklınıza takılabilir. Aslında teorik olarak evet mümkün, ama 300 milyon dolarlık bir uydunun 10 yıllık yakıtını 1 günde bitirmek isterseniz size kalmış. Benzer bir yakıt hesabını yukarıdaki uydu mezarlığına çıkmak konusu ile karşılaştırırsak, 200-300 km öteye gitmek için bile uydunun harcadığı son yakıt, yaklaşık 2-3 aylık yörünge düzeltmede kullanılan ateşlemede harcanan yakıta eş değerdir. Yine de o kadar hızlı ve istenilen bölgeye ulaşmak zor. Biz bu konuyu senaristlere bırakalım ve en iyisi tarihçemize geri dönelim.

İlk Heyecanlar

1960’larda Ay’a ayak basılmasıyla Dünya’yı uzay heyecanı yakıp kavurmaya başlamış ki;  Türkiye de bu heyecanla yananların içindeydi. Ancak kavrulması yaklaşık tam 34 yıl sürdü. PTT, Ağustos 1990’da birçok Avrupalı ve Amerikan şirketi içinden Fransız şirketi olan Aerospatiale ile Türksat’ın hazırlanması ile görevlendirdi. Böylelikle bu güzel serüvene biz de bir adım atmış olduk.

1990-2000

21 Aralık 1990’daa Fransız şirketi Aerospatiale ile Türksat 1A uydusu için 300 milyon dolarlık bir kontrat imzalandı. İlk uydu denemesi 24 Ocak 1994’te gerçekleştirdi ancak teknik bir arıza sebebiyle uydu yeryüzüne düştü. Bu denemenin ardından pes edilmeyip, aynı yıl 11 Ağustos’ta ilk haberleşme uydusu olan Türksat 1B uydusu Fransız Guyanası’nda ki Kourou üssünden TSİ 02.05’te Ariane-4 füzesi ile başarılı bir şekilde uzaya fırlatıldı ve 42° Doğu yörüngesine yerleştirildi. Hemen ardından 10 Temmuz 1996’da Türksat 1C uydusu da 31.3° Doğu yörüngesine başarıyla yerleştirildi. Türksat 1B uydusu 2005 yılına, 1C uydusu ise 2010 yılına kadar hizmet verdi.

2001-2003

2001-2003 yılları arasında Devlet Planlama Teşkilatından gelen destek ve teknoloji transferiyle BİLSAT uydusu için çalışmalara başlanıldı. Bu süreçte 2001 yılında 8 araştırmacı, uydu yapımını ve bağımsız uydu yapabilme kabiliyetini öğrenmek için İngiltere’ye gönderilmesi düşünüldü. Bu 8 kişinin yanında tasarım ve test için gidenlerle birlikte yaklaşık 20 kişilik araştırma ekibi İngiltere’ye gitti.

Döndüklerinde değerli bir bilgi birikimine sahip olmuşlardı. Bu proje kapsamında TÜBİTAK UZAY tesislerinde yer istasyonu ve uydu laboratuvarları kurulup uzay tarihçesine, yerli imkanlarla yapılan Çok Bantlı Kamera (ÇOBAN) ve Gerçek Zamanlı Görüntü İşleme kartı (GEZGİN) tasarlanarak kazandırılmıştır.

2004-2011

22 Temmuz 2004 te 5189 sayılı kanunla uydu haberleşme hizmetlerinin yeni bir şirket altında yürütülmesi amacıyla Türksat A.Ş kuruldu. Daha sonraları 13 Haziran 2008 TSİ 01.05’te Fransız Guyanası’ndan Ariane-5 roketiyle Türksat 3A uydusu 42° Doğu yörüngesine yerleştirildi. Bu uydumuz öncekilerden farklı olarak Kuzey Afrika, Türk Cumhuriyetleri ve Avrupa’dan, Çin sınırına kadar uzanan büyük bir kapsama alanına sahiptir. Bu uydu hala başarıyla görevini devam ettirmektedir.

23 Eylül 2009 tarihinde ise bu defa İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından geliştirilen bir 1U’luk cubesat (10x10x10 cm) uydu olan ITUpSAT1,  Hindistan Uzay Araştırmaları Kurumu (ISRO) tarafından TSİ 09.19’da uzaya fırlatıldı. Uydu, faydalı yük sisteminde VGA kamera ve işaretçi (beacon) göndericinin yanı sıra sıcaklık, ivmelenme ve manyetik alan ölçümü yapan sensörlere sahipti. Faydalı yükün pasif yönelimi, anten ve anten açılma sistemleri de özgün olarak geliştirilmişti.

6 Aylık faydalı ömür kullanımı öngörülen bu küçük uydu halen LEO yörüngede aktiftir. Ancak aradan geçen 12 yılda güneş panelleri ile bataryalarının şarj döngüsü ömrünü tamamlamak üzere olduğundan özellikle Dünya gölgesinde olmadığı zamanlarda 437.325 MHz frekansından yayın yapan mors tanıtım sinyali radyo amatörlerince izlenebilmektedir.

2004-2011 yılları arası ise DPT desteği ile geliştirilen Rasat uydumuz 7,5 m. çözünürlükte pankromatik, 15 m. çözünürlükte RGB görüntü çekebilmektedir. Rasat, milli gözlem uydumuz sayılmakta ve tamamı Türk mühendisler tarafından tasarlanıp üretildiği bilinmektedir. Uydu 17 Ağustos 2011’de Rusya’dan fırlatılmış olup, ömrü üç yıl olarak planlanmasına rağmen 9 yıldır görevini sürdürmektedir. Yörünge özelliği sayesinde Dünya’nın her yerinden görüntü alabilme özelliğine sahiptir. Bu çalışmayla birlikte Türkiye, uydu teknolojisinde söz sahibi bir ülke olmaya hak kazanmıştır.

İlk Özel Girişimler

25 Mart 2010’de bu defa Amatör Uydu Teknolojileri Derneği (TAMSAT-AMSAT-TR) kuruldu. Derneğin kuruluş amacı; amatör, bilimsel ve benzer amaçla uyduları projelendirme, üretme ve işletme çalışmaları, amatör uydu sistemlerinin ortak konularında gençlerimizin araştırma olanaklarına yardımcı olmak, gerektiğinde ulusal ve uluslararası düzenleyici kuruluşlarla koordinasyonu sağlamak ve işbirliği yapmak olarak belirlenmişti.

Peki nerden çıktı bu fikir?

Aslında amerika’da kurulmuş olan bir “The Radio Amateur Satellite Corporation (AMSAT)” hali hazırda bulunuyordu. Bu kuruluş, uzay teknolojilerine yardımcı olmak isteyen gönüllülerin yer aldığı bir kuruluş olup, Türkiye’nin de TAMSAT aracılığı ile bu serüvene dahil olması ile birlikte toplam 25 ülkede var olan sayılı derneklerin arasına girdi. Her ne kadar amaçlar aynı olsa da TAMSAT bağımsız bir dernektir. Ancak amatör uydu dernekleri birbirleri ile kardeş dernek ilişkileri şeklinde çalışmalarını yürütmekte ve birbirlerine fikri konularda yardımcı olabilmektedir.

2012-2021

28 Mart 2012’de Amatör Uydu Teknolojileri Derneği (TAMSAT) henüz kuruluşunun ikinci yılında cubesat uydularda kullanılmak üzere ilk yerli amatör uydu uçuş bilgisayarı Internal Housekeeping Unit (IHU) üretmeyi başardı. Uydunun kritik kartlarından biri olan bu ünite uydunun tüm yaşamsal sürecini ve fonksiyonlarını denetlemekle sorumludur.

Göktürk-2, Türkiye’nin özgün olarak geliştirdiği ilk yüksek çözünürlüklü yer gözlem uydusudur. Çin, Jiuquan Fırlatma Merkezinde 18 Aralık 2012 de Türkiye saati ile 18.03’te Uzaya doğru fırlatılmıştır. Fırlatmadan tam 12 dakika sonra görev yörüngesine yerleşip ilk sinyalini 19.39’da vermiştir.

26 Nisan 2013 TSİ 07.13’te Çin’in Jiuquan şehrinden ilk yerli uydumuz olan Türksat-3USAT uydusu uzaya fırlatıldı. Proje, TÜRKSAT desteği İTÜ – Uzay Sistemleri Tasarım ve Test Laboratuvarı (USTTL)  tarafından üstlenilirken, haberleşme sistemleri ana yükü olarak kullanılacak olan transponder ilk ve yerli TAMSAT Cubesat VHF/UHF Transponder V1.0 olarak yine TAMSAT tarafından geliştirildi ve yer istasyonlarının kurulması konuları da TÜRKSAT- İTÜ- TAMSAT işbirliği ile yürütüldü.

7 Mart 2011 tarihinde Türksat 4A uydusu için Japon Mitsubishi Electric Corporation (MELCO) firması ile sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmeden 3 yıl sonra 14 Şubat 2014’de uydu, Kazakistan’daki Baykonur Uzay Üssü’nden bir Proton roketiyle uzaya gönderilmiştir. Türksat 4A uydusu hem Ku-bant’ta hem Ka-Bant’ta kullanılabilmektedir. Ku-Bant: Türkiye, Avrupa, Ortadoğu, Asya ve Sahra altı Afrika bölgeleriyle Kuzey Afrika’yı kapsamaktadır. 42° Doğu yörüngesinde Türksat 2A’nın yerini alıp ciddi bir kapasite artışı sağlamıştır.

Türksat 4B uydusuna gelirsek, bu uydu için de aynı Japon şirketiyle anlaşma sağlanılmış ve 16 Ekim 2015’te 50° Doğu boylamına yerleştirilen ilk Türksat uydusu olarak görevine başlamıştır. Türksat 4B uydusu, Türkiye’deki Ku frekans bandında ki TV yayıncılığıyla yetinmeyip, Ka frekans bandındaki spot kapsama alanlarıyla yüksek hız, daha düşük maliyete internet erişimi için planlanmıştır.

Göktürk-1 uydusu, 5 Aralık 2016 yılında uzaya fırlatılmasıyla Türkiye’nin uzaydaki 6’ncı aktif büyük uydusu haline geldi. Bu proje, Milli Savunma Bakanlığı, Savunma Sanayii başkanlığı ile TELESPAZIO ortaklığında 13 Temmuz 2009 yılında imzalandı. Bu program coğrafi kısıtlama olmaksızın askeri istihbarat konusunda yüksek çözünürlüklü bilgi edinilmesine yardımcı olacak, bunun yanı sıra kaçakçılığın takibi, doğal afetin kısa sürede hasar tahmini ve orman alanlarının kontrolü, ürün rekolte tespiti gibi birçok alanda görüntü ihtiyacını karşılamak üzere geliştirildi.

16 Mayıs 2017’de QB50 projesi kapsamında HAVELSAN ve İTÜ’nün ortak projesi olan HavelSat ve BeEagleSat (BeEagleSat İTÜ ve Hava Harp Akademisi’nin ortak projesidir) küp uydular uzaya fırlatıldı. Bu mini uydular bilimsel veri toplama amacıyla kullanılacaktır.

13 Aralık 2018’de Türkiye Uzay Ajansı (TUA)’nın uzay ve havacılık bilimi ve teknolojilerine yönelik amaçları, temel ilke ve yaklaşımları, hedef ve öncelikleri performans ölçütlerini, bunlara ulaşmak için izlenecek yöntemlerle kaynak dağılımlarını belirleyecek ve gereken uygulamaları hayata geçirecek devlet kuruluşu olarak faaliyetine başlamıştır. Temel olarak, ülkemizin ve tüm insanlığın menfaatine uygun çalışmalar gerçekleştirerek öncü ve lider konumuna gelmek amaçları arasında yer almıştır.

12 Nisan 2018’de ilk sinyalleri alınan UBAKUSAT, SpaceX firması tarafından Falcon-9 roketiyle Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden Uluslararası Uzay istasyonuna gönderildi. Bu uydu da yine İTÜ ve Amatör Uydu Teknolojileri Derneği (TAMSAT) işbirliği ile yürütülmüştür. Görev yükü olarak da TAMSAT üretimi lineer transponder ve radyasyon ölçümü yapacak ayrı bir kart uygu faydalı yükleri arasında yer almıştır.

8 Ocak 2021’de ise bu kez TSİ 05.15’te Space X şirketinin ortaklığıyla ABD’nin Florida eyaletinde Cape Canaveral Üssü’nden Falcon-9 roketiyle uzaya haberleşme uydumuz olan Türksat 5A’yı gönderdik. Uydumuz 31° Doğu yörüngesine başarılı bir şekilde yerleştirilmiş, yörüngeye yerleşmesinin 35’inci dakikasından sonra ilk sinyalini alınmıştır. Uydunun 30 yıl hizmet vermesi öngörülmektedir.

2021 ve Sonrası

9 şubat 2021 tarihi şüphesiz uzay araştırmalarında resmi ya da amatör olarak ilgilenen herkes için unutulmaz bir tarih olarak zihnimize yazıldı. Bu tarihte Türk Uzay Ajansı (TUA)’nın milli uzay programı açıkladı. Önümüzdeki on yıl boyunca TUA’nın yapması hedeflenen on proje ise şu şekilde ifade edildi;

  1. Cumhuriyetimizin 100.yılı olan 2023’te Ay’a sert iniş yapmak,
  2. Yeni nesil uydu geliştirme alanında ticari bir marka çıkarmak,
  3. Türkiye’ye ait bölgesel zamanlama ve konumlama sistemi geliştirmek,
  4. Uzay’a erişimi sağlamak ve uzay limanı işletmesi kurmak,
  5. Uzay iklimine ilişkin yetkinliği arttırmak,
  6. Uzay nesnelerinin takibi ve yerden gözlemi,
  7. Uzay sanayi ekosistemi oluşturmak,
  8. Uzay teknoloji geliştirme bölgesi kurmak,
  9. Uzay alanındaki insan kaynağını geliştirmek,
  10. Uzaya bir Türk vatandaşını göndermek.

Konuya; ilgisiz ve duyarsız yaklaşımlar ülkemizin uzay konusunda popüler kültür olarak oldukça geride bulunduğunu düşündürse de, aslında destek ve yeterli fon sağlandığında yüksek biçimde gelişebilecek kabiliyetlerimizin olduğu muhakkak.

Kabul edilebilir mizahi yaklaşımları bir kenara bırakırsak, burada yazılı 10 maddenin çoğu aslında Türk bilim insanları tarafından hazırlanmış, çok önceleri de dile getirilmiş ve yine değerli bir çok bilim insanımızın geliştirilmesi ve ülkemize kazandırılması uğrunda yıllarını verdikleri konulardır. Bu nedenle bir konuyu eleştirirken en azından ülkemizin bu güzide bilim insanlarına saygı duyulması gerekir kantindeyim.

Ülkemizin geleceği için yapılan tüm bu çalışanların, verilen emeklerin ilgiyi yeterli düzeye ulaştırması temennisiyle…


Referans/Kaynaklar

  1. Küçükerdoğan, Bülent, Dergipark, Uydu yayıncılığında son gelişmeler ve Türkiye
  2. Web, Milliyet gazete arşivi. 11.08.1994 haberi.
  3. Web.Uzay TÜBİTAK hakkımızda gov.tr
  4. Web.TAMSAT/itupsat1 genel bilgi
  5. Web.TAMSAT misyon ve vizyon.
  6. Web.TAMSAT ilk amatör uydu uçuş bilgisayarı.
  7. Web. AA İlk yerli mini uydu.
  8. Web. TAMSAT / Türk telsiz ve radyo amatörlerine yeni bir ufuk açılıyor.
  9. Web. https://archive.vn/hBwn9
  10. Web,  Savunma Sanayi Dergilik, Türkiye’nin uzaydaki gözü Göktürk-1.
  11. V. Ulusal Havacılık ve Uzay Konferansı 8-10 Eylül 2014, Erciyes Ünv. Kayseri / QB50 kapsamında  BeEagleSat küp uydusunun geliştirilmesi
  12. Web. TUA/kurumsal.
  13. Web. ITÜ ülkemizin uzaya gönderilen uydusu UBAKUSAT
  14. Web. TRT Haber. Türkiye’nin yeni uydusu Türksat 5A uzaya fırlatıldı.
  15. TRT Haber 09.02.2021 saat 20.00 canlı yayını
  16. EK Kaynak: web. Uydu TÜRKSAT. Uydu tarihçesi.
Beğen  23
İffet Nur ERDEM
Yazar

Astronomi ve Uzay Bilimleri öğrencisi, Dünyadaki Mars Projesi topluluk gönüllüsü ve yazarı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir