Güneş sisteminin dördüncü gezeni olan Mars, ismini Roma mitolojisindeki savaş tanrısından almıştır. Yüzeyinde bulundurduğu yoğun demirden dolayı kızıl gezegen olarak da bilinmektedir. Aynı zamanda kendisine Merih de denilmektedir.
Mars’ta bir gün 24 saat 37 dakika bir yıl ise 668 Dünya gününe denk gelmektedir. Yarıçapı yaklaşık Dünya’nın yarısı kadar, kütle çekimi ise Dünya’nın 0.37 katı kadardır.
Jeolojik olarak Dünya’ya bazı alanlarda benzerlik gösterir. Karasal bir gezegendir ve Phobos ve Deimos isimli 2 asimetrik uydusu vardır. Yaklaşık 4.5 milyon yıl önce şekillendiği tahmin edilmektedir. Manyetik alanı yok denilecek kadar azdır dolayısıyla atmosfer basıncıda oldukça düşüktür.
Dünya deniz seviye basıncının yaklaşık % 0.6 katıdır. Kaba bir hesaplamayla gezegenin yaklaşık yarısı güney yarımkürede bulunan ağır kraterli dağlık araziden oluşur. Kuzeyde bulunan diğer yarısı ise yaylalardan düşük bir yükseklikte daha genç, hafif kraterli volkanik ovalar içerir.
Mars’ın Keşfedilen Bazı Jeolojik Özellikleri
1. Mudstone (Çamurtaşı): 2015 yılında çekilen bir fotoğrafta Gale kraterine yer verilmiştir. Bu kraterde su kütlesinde biriken ince tortulları temsil eden lamine çamurtaşı kalıntıları içerir. Hurowitz vd., daha fazla çıkarımda bulunabilmek adına Curiosity gezgininin Gale krateri etrafında kaydettiği 3.5 yıllık verileri analiz etti.
Yüzeye yakın, bolca oksitleyici faktör ve büyük parçalardan oluşan kayaçlar bulunurken, derin katmanlardaki kayaçlar, indirgeyici maddeden ve küçük, ince parçalardan oluşmuştur. Bu Mars’taki iklim değişikliğinin kanıtı olan bir redoks tabakalaşmasıdır.
2. Sudstone (Kumtaşı): Kayaç parçaları veya minerallerin kimyasal çimento veya kil ile bağlanmasıyla oluşan kırıntılı sedimanter kayaçsal yapıdır.
3. Shale (Şeyl): Çamur olarak adlandırılan silt ve kil büyüklüğündeki mineral parçacıklarının sıkıştırılmasından oluşan ince taneli tortul kayalardır. Bölünebilir ve lamine olabilmesi özelliğiyle diğer çamurtaşlarından ayrılır. Lamine edilmiş; kayanın birçok ince tabakadan oluşması, bölünebilir; kayanın laminasyonlar boyunca ince parçalara ayrılabilmesi anlamına gelir.
Kayalar kimyasal olarak ayrışmaya başladığında çamur birikimi meydana gelir. Bununla beraber kayalar, kil minerallerine ve genellikle toprak parçasına dönüşen küçük gruplara ayrılır. Bir akıntı sırasında akıntı yavaşladığında, çamur parçacıkları dibe çöker ve eğer bozunmadan gömülürse bu birikinti “çamurtaşı” olarak bilinen tortul kayaya dönüşebilir.
Çoğu şeyller bu şekilde oluşur. Shale kayaları Mars’ta oldukça yaygın bir oluşumdur. Özellikle Gale kraterinde Curiosity gezgininin yakaladığı ince tabakalı bölünebilir şeyller görünmektedir.
4. Holding: Mars’ta çakıltaşı ve kumtaşlarının varlığı hareket eden suyun sembolüdür. 2012'deki Curiosity tarafından çekilen fotoğraftaki çakıllar, yüksek düzeyde yuvarlanma gösterir. Bu yuvarlanmanın rüzgâr tarafından yapılmadığı, su tarafından meydana geldiği tahmin ediliyor.
5. Sütunlu Bazalt: Yoğun lav akışının soğuması sırasında kırıkları oluşur. Akış hızlı bir şekilde soğursa önemli daralma kuvvetleri oluşur. Boyutları gevşeme oranına göre değişir. Bir cm’den küçük sütunlar, çok hızlı soğuma sırasında meydana gelirken yavaş soğutma da ise büyük sütunlar meydana gelir.
Yapay Mars Toprağı
Bu özellikler Mars’ın önceden bir yaşama sahip olduğunu her ne kadar bize düşündürse de Mars’taki örnekleri incelemeden bundan tam olarak emin olamayız. Ancak toplanılan veriler değerlendirildiğinde birtakım çalışmalar yapıldı. Georgia Üniversitesi Jeoloji Bölümü yapay Mars toprağını oluşturmak için bir çeşit çalışmalar gerçekleştirdi ve bir yapay toprak geliştirdi. Şu an da kilogramını 20$ sattıkları toprak üstünde deneyler yapılıyor, bitkileri büyütmeye çalışıyorlar.
Henüz başarılı bir şekilde bunu gerçekleştirdiklerine dair bir duyuru yapmasalar bile bu çaba ve girişimler sonucu, bereketsiz, kuru topraklarda bitkinin yetişme yollarını bulduklarında bu yalnızca Mars için değil aynı zamanda Dünya’mız içinde oldukça önemli bir gelişim olacaktır. Zira küresel ısınmanın bu derece arttığı ve artmaya devam ettiği bu çağda kuru topraklarda bitkiler geliştirebilmek insanlık için son derece önemli bir hamledir.
UGA öğretim üyeleri, bitkinin ihtiyacı olan bakteri ve mantar türlerini toprağa naklederek çalışmalarına devam etmektedir. Bizde merakla çalışma süreçlerini takip etmekteyiz.
Peki Mars Gezegeninde Kurulacak Olası Bir Üste Yaşam Nasıl Olur?
Elon Musk’ın ateşlediği bu akımla beraber bu söz son zamanlarda sık sık gündemde dolaşmaya başladı. Öncelikle nasıl bir üs kurabiliriz? Tek tek, parça parça Dünya’dan uzaya taş, beton, çimento vs. mi taşıyacağız? Tabii ki böyle bir şey pek de mümkün değil, hatta imkânsız denilebilecek bir çılgınlıktır.
Zira bunun masrafını karşılayabilmek akıl karı gözükmüyor. Öte yandan yaşamak için alana da ihtiyacımız var. Peki bunu nasıl gerçekleştireceğiz o halde? Burada ilk başta ortaya 3D yazıcılar giriyor. Bildiğiniz gibi bu aralar 3D yazıcılar son derece gelişmiş bulunmakta. O derece ki, suni etten eve kadar birçok şey yazdırılabiliyor. Bu demek değil ki Dünya’dan Mars’a getireceğimiz tek şey yazıcı olacak.
UV ışınları önlemek, dayanıklılığını arttırmak adına kullanılacak malzemelerin taşınması ve başka birçok eksikliğin giderilmesinde olası bir uzay nakliyat çağının başlamasını öngörebiliriz belki de. Dahası eksikliği görülen, şuan ortada olmayan ancak Mars’ta kullanılması gereken birçok alet gelişen teknolojiyle beraber oluşturulmaya, icat edilmeye çalışılıyor.
Dolayısıyla şu an da tam bir yetersizlik yahut umutsuzluğa düşmememiz gerekir, gelişen teknoloji belki de çoğu sorunlarımızı ortadan kaldırmaya yetebilir.
Üs denilebilecek bir çatı oluşturduğumuzu varsayalım, peki bu üste yer alan insanların yiyecekleri nasıl elde edilecek? Dünya-Mars arası bir nakliyatla mı? Yukarda buna dair birtakım çalışmaların yürütüldüğünden ve henüz sonuçlanmadığından bahsetmiştim. Bunun ziyadesinde 3D yazıcılardan bahsederken suni etin oluşturulduğunu yazmıştım.
Katı yiyecek kısmı Mars’ta kapalı bir üs kurulması halinde yetiştirilebilir gözüküyor. Toprağa ihtiyaç duymadan büyütülen bitkiler toprakların temizlenmesinde organik besinin sağlanmasında yardımcı olacağı düşünülüyor. Bundan ziyade Seraların kurulması da planların içinde. Toprak ürünleri haricinde uzaya götürülecek kurutulmuş yiyecekler, vitaminler yahut Mars’a özel tasarlanacak yiyecekler mümkün.
Yiyecek işini hallettik diyelim peki ya su ile oksijen döngüsünü nasıl kuracağız? Burada yardımımıza bir dahi yetişiyor; Robert Zubrin. Mars’taki insan topluluğunun oluşmasının en fanatik destekleyici diyebiliriz. Peki bu adam oksijen ve suyu nasıl üretecek?
Zubrin ve takımı, Su Çıkaran Termal Sistem (WETS) ve Mars’a Yerleşmeyi Mümkün Kılan Teknoloji (METS) adında iki sistem geliştirdi. METS’te robot dozerler tarafından Mars toprağı kazınıp kazana konulacak, ardından Mars’tan tabiri caizse emilen karbondioksit gazı toprağı ısıtarak su buharı çıkaracak ve bu buhar ayrı kapta yoğuşturulacak.
Bu dönüşüm sayesinde Mars’ın atmosferi de zamanla yenilenecek. Elde edilen suyun bir kısmı içmek adına saklanacak, diğer kısmını da elektroliz yöntemiyle parçalayacaklar. Hidrojenden ayrışan oksijen sıvılaştırılarak depolanacak, kalan hidrojen ise yakıt üretiminde kullanılacak. Oksijen üretimi ile ilgili yapılan ve şu an Azim 2020 rover üzerinde bulunan Moxie deneyini buradan okuyabilirsiniz.
Hidrojenin Yakıta Dönüştürülmesi
Yakıt üretmek adına ayırdığımız hidrojenler, yakıt olarak hidrojen kullanan drone araçları nasibi olacak. Droneler atık olarak su üretecek ve bu suda daha sonradan kullanılmak üzere ayrılabilecek. Ayrıca hidrojenin büyük bir kısmı metan gazı üretiminde kullanılacak, bu da bizim için çok önemli bir yakıt kaynağı olacak. Sonuç olarak bu sistemin birçok sorunumuzda bize yardımcı olması bekleniliyor.
Hatırlatma: Değerli okuyucumuz; bu yazı sizin için emek verilerek hazırlandı. Beğendiyseniz bir dakikanızı ayırıp aşağıda yorum yapmanız, yeni yazıların hazırlanması konusunda yazarımızı motive edecektir. Teşekkürler.