Menu

Mars , Dünya ve Biz

Bu yazıyı sizlere mükemmel bir denge içerisinde yaşadığımız, ama bir şeyleri kıyaslamadığımız takdirde asla fark etmediğimiz Dünya’mızdan yazıyorum. Alışkanlıklarımızdan vazgeçmek, yeni bir düzene uyum sağlamaya çalışmak pek de bizlerin bildiği türden hikayeler değil ne yazık ki…

Karşı tarafta bir şeylerin var olduğunu bilmek yeter mi sadece bizlere? “Bana dokunmayan, bin yaşasın” atasözü ile vicdan rahatlatmak mı tüm mesele? Uzun zamandır uzay ajansları ve bilim insanları tarafından Dünya dışında bir gezegen de yaşam bulgularına yönelik araştırmalar, çeşitli analizler yapılıyor ve gözlemler gerçekleştiriliyor. Bu gezegenlerden biri de hepimizin yakından tanıdığı -tanıdığını sandığı- ve bu Dünya meteor çarpması, nükleer savaş vs. sebeplerle yaşanamayacak hale gelmesi durumunda insan ırkının devamı için düşünülen yakın tek nokta olarak ; Mars!

Dünya ve Mars

Resim-1. Nerede mutlu olacağımız geleceğimizdir. Image Credit: Jake Young

Daha önce yapılmış belki de bir çok kıyaslama var ama hepsi o gezegende yaşam (koloni ve uzay madenciliği) ihtimali üzerine kurulu. Bunun yanında çoğu kimse sahip olduğumuz güzelliklerin ve gezegenimizin farkında değil. Çünkü “alışkınız biz Dünya’ya, gelişi güzel yaşıyoruz işte”. 

Mars’a Gidelim

Hadi şimdi, o sadece uzaktan merak ettiğimiz Mars ve alışık olduğumuz Dünya gezegenlere biraz yakından bakalım. Bu, biraz teknik bilgi, biraz da kendi yorumlarımı göreceğiniz bir süreç olacak…

Gezegenler içinde mevsimleri Dünya’ya en çok benzeyen gezegen, kendi çevresinde dönme ekseninin yörüngeye eğikliğinin de Dünya’ya benzer olması nedeniyle Mars’tır. Bununla birlikte Mars mevsimlerinin süreleri gezegenin Güneş’e daha uzak olması nedeniyle Dünya’nın 2 mislidir ve 1 “Mars Yılı” süresi de 2 Dünya yılı süresi kadardır. 

Mars’ın yüzey sıcaklıkları kutup kışı sırasındaki −140°C (133 K) ile yaz sırasındaki 20°C (293 K) arasında değişir. Sıcaklık farklarının bu denli büyük olması, ince atmosferinin Güneş ısısını yeterince depolayamaması, atmosfer basıncının ve toprağın ısı kapasitesinin düşük olması gibi nedenlerden ileri gelmektedir.

Buraya kadar tüm teknik detaylar olmasa da bir kısmını sizlerle paylaştım. Şimdi gelelim, “Burada kim yaşamak ister?” sorusuna. Bizler daha Dünya’da küresel ısınmanın sebep olduğu sıcaklık artışlarını, ani hava değişimlerini idrak edip kabullenemezken, bu alışkın olmadığımız sayılar da neyin nesi?

Yeni bir yaşama alışmanın en temel kuralı, o bölgenin iklim koşullarına alışmak değil midir? Örneğin; ömrü boyunca Akdeniz ikliminde yaşayan bir insanın her gün yağış alan Karadeniz bölgesine alışmasını nasıl bekleyebiliriz ki? Ya da tam tersini…

Hadi gelin başka bir pencereden bakalım Mars’a…

Mars;  Güneş Sistemi’ndeki en büyük “toz fırtınaları”na sahne olan gezegendir. Bu toz fırtınaları bir bölgedeki küçük fırtınalar biçiminde olabildiği gibi, tüm gezegeni kaplar büyüklükteki dev fırtınalar biçiminde de olabilmektedir. Bunlar özellikle Mars Güneş’e en yakın konumuna geldiğinde ve küresel sıcaklığın arttığı hallerde oluşmaya eğilimlidirler. Bizler dünyada yeri geldiğinde en küçük rüzgarın çıkardığı uğultudan bile rahatsız olurken, günlerce süren kum fırtınalarına karşı nasıl direnç göstereceğiz?

Her şeyin (mental olarak) aynı kaldığı, atmosferin %95’ini karbondioksit (CO2) oluşturduğu bir dünya hayal edelim.. Bugün tüm dünyayı kasıp kavuran bir virüs sebebiyle zoraki taktığımız maskelerin yerine sürekli beraberimizde taşıyacağımız oksijen tüplerimizin ve maske bileşenlerinin olduğunu düşünelim, -ki başka türlüsü de mümkün olmayacaktır. Kıymetini bilmeden, ne kadar faydalı olduğunu hissetmeden kestiğimiz ağaçlara mı muhtaç kalacağız biraz oksijen için? Bu seferde oksijeni arttırmak için ağaç dikmeye çalışacağız.

Doğa

Resim-2. Bir damla su ile bile hayat bulanlar. Image Credit: Sohail Nachete

Bizler insan olarak sadece kendi menfaatini düşünen canlılarız. Acımasızca kendi amaç ve menfaatlerimiz için doğayı yok ediyoruz, haliyle kocaman evrende bir nokta bile sayılamayacak kadar küçük ve şimdilik yaşanılan tek gezegen Dünya’mızı da. Oysa ki bitkiler, ağaçlar ve hayvanlar menfaatin kelime anlamını bile bilmiyorlar. Üstelik biz de onlara ne kadar çok şey borçluyken ve aynı gökyüzü altında nefes alırken…

Kullanılmış her şeyi atık (geri dönüşümü mümkün olmayan) olarak değerlendiriyoruz. Kompost yapımı, yeniden kullanım gibi kelimeler toplumsal kültürümüze eskiden yerleşmesine rağmen bu şekilde düşünebiliyoruz. Dünya bizim gözümüzde genel ifade tarzıyla o kadar  “kocamaaan” bir gezegen ki; biz ne kadar çöp atarsak atalım, o bir şekilde içine alıp hapsetmesini bilir değil mi? Peki ya Mars bize karşı bu kadar cömert olabilecek mi? O kadar zehirli gazın içerisinde bir de şu an da en kolay gibi görülen “yakma” ile bertaraf etme eklenince senaryo nasıl gelişecek?

Mars’a gitmek mi, yoksa Dünyada mı kalmak istersin?

Doğa

Resim-3. Hangi Dünya? Evimiz mi Mars mı?

Buraya kadar hep kötü kıyaslamalardan bahsettim gibi duruyor. Ancak insan yapısı gereği kötü olan şeyleri pek de görmek istemez ve kulak arkası etmeye meyillidir. Ancak ilerleyen senaryolarda bize iki seçenek sunacaklar. “Herkesin merak ettiği büyülü gezegen Mars’a gitmek mi, yoksa Dünyada mı kalmak istersin?” Lütfen bu soruyu cevaplarken sahip olduğumuz tüm değerleri düşünelim.

Uzay ve son dönemde odaklanılan Mars araştırmalarına elbette devam edelim, zorlukları yenmek adına yeni teknolojiler üretelim, geliştirelim, ikinci bir yedek üssümüz olması için çalışalım ancak bu Dünyaya da vefamızı unutmayalım.

Elimizdekinin kıymetini çok geç olmadan anlamak, yarınlara daha iyi bir gelecek bırakmak dileğimle.

Beğen  2
Yazar

Çevre Mühendisi. Dünya'daki Mars Projesi (Mars on Earth Project) kurucusu. Projenin Çevre, Atık Yönetim, Yenilenebilir Enerji Kaynakları ve Türkiye İletişim Sorumlusu. Amatör telsiz çağrı işareti TA2ISU. (Environmental Engineer. Founder of the Mars on Earth Project. Project Environment, Waste Management, Renewable Energy Resources and Communications Officer Turkey. Amateur radio callsign TA2ISU.)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yapılan Yorumlar ( 4 )