Menu

Venüs’te Yaşam İzi

Venüs’te yaşam izi bulundu mu? Dün akşam sularında Kraliyet Astronomi Cemiyeti tarafından tüm bilim insanlarını ve bilim-uzay sevdalılarını heyecanlandıracak bir açıklama yapıldı. Cardiff Üniversitesi ile Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden bilim insanları, Venüs gezegeninde “fosfin” adı verilen bir biyomolekül saptadıklarını açıkladı. Bilim insanları son yaptıkları çalışmalarda fosfin maddesini spektral bir parmak izi veya ışık tabanlı bir imza olarak kullanıp diğer gezegenlerdeki olası yaşam belirtilerini tarıyorlardı.

Fosfin Dünya’da, yalnızca organik yaşam formların bozulmasıyla çok küçük miktarlarda ortaya çıkıyor. Venüs gibi sert kayalıklardan oluşan sülfürik ortamlarda fosfin üretiminin ancak canlı bir organizma tarafından üretilebileceğini savunan bilim insanları, fosfin maddesini yaşam olmadan (abiyotik olarak) ortaya çıkarmanın yollarını arıyor. Eğer yapmış oldukları bu çalışmalar sonuçsuz kalırsa, kesin olarak, Venüs’te yaşam olduğunu söyleyebileceğiz. 

Peki fosfin dediğimiz bu madde tam olarak ne ve neden bu kadar önemli? Fosfin; hidrojenfosfit, fosfamin, fosforat hidrojen veya fosfor trihidrit isimleriyle de bilinen kimyasal bir bileşiktir. Renksiz, yanıcı ve zehirli bir gazdır. Bu gaz çok zehirli olduğu için küçük yoğunluklarda bile öldürücü olabilir.

Fosfini bu kadar önemli kılan ise bu maddenin yaşam olmadan kayalık gezegenlerde üretilemiyor oluşudur. Dünya, fosfinin bulunduğu tek gezegendir, en azından şu ana kadar bildiklerimiz bu yönde. Aslında Venüs büyüklüğü, kayalıklara sahip oluşu ve jeolojik yapısı bakımından “Dünya’nın ikizi” olarak tanımlanıyordu. Atmosferik koşullar dışarıda tutulduğunda yaşam için olası bir gezegen haline gelen Venüs’te bu maddenin bulunması hepimizi çok heyecanlandırdı.

Fosfin maddesinin Venüs atmosferinde, yüzeyin 48 ila 60 kilometre yukarısında, sıcaklıkların 30 ila 200 Fahrenheit arasında değiştiği dar ve ılıman bir bantta bulunması uzmanların Venüs’ün bu bölgesinde yaşayan bir hava formu olabileceğini düşünmesine neden oldu.

Aslında bu düşünce 1967’de Carl Sagan tarafından ortaya atılmıştı. Bugüne kadar en çok izlenen PBS dizisi Cosmos’un sunucusudur ve NASA’nın Voyager görevlerine Dünya müziğinin altın disklerini koyan kişi olarak tanınmaktadır.

Bunların ötesinde NASA’nın 1962’deki ilk Venüs sondası onaylanmadan önce, bu gezegenin yüzeyinin oldukça sıcak olduğunu ve bu sıcaklığın sera etkisinin bir sonucu olduğunu öne süren ilk bilim insanıydı. 1 Aralık 1967 yılında Nature dergisinde yayınladığı makalede “Venüs’ün yüzey koşulları oradaki yaşam hipotezini mantıksız kılarken, Venüs’ün bulutları tamamen farklı bir hikaye” diyerek oldukça dikkat çekici açıklamalarda bulunmuştu. 

Venüs Yaşam

Resim. Carl Sagan’ın, diğer astrofizikçi Ed Salpeter ile işbirliği yaparak Jüpiter’in bulutlarında hayatta kalabilecek şekilde tasarladığı olası yaşam formları. (Image Credit:  National Geographic Channel’daki Cosmos: Possible Worlds)

Tüm bu yapılan çalışmalar bilim dünyası ve uzay meraklıları için oldukça sevindirici. Lakin unutmamamız gerekiyor ki dışarıda bulduğumuz yaşam bizim alışık olduğumuz formlarda olmayabilir.

Yani Venüs’te bulutlar üzerine kurulmuş, havadan çok daha hafif bir yaşam form bulabiliriz. Tabi burada şunu da unutmamalıyız sevgili okur; bizden ne kadar farklı olurlarsa olsunlar onlara saygı göstermeliyiz, tıpkı birbirimize gösterdiğimiz gibi. (Eğer varlarsa(!))

Astrobiyoloj ile ilgili bu makale ilginizi çekti ise buraya tıklayarak diğer makalelerimize de göz atabilirsiniz.

Beğen  2
Yazar

Moleküler Biolog. Mars on Earth Project gönüllüsü ve web sitesi yazarı. (Molecular Biologist. Volunteer & Author of "Mars on Earth Project" web page.)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir