Menu

Uzay Çalışmalarında Bir Potansiyel: iPSCs

İçerik Listesi (Content List)

Özet

İndüklenmiş pluripotent kök hücreler (Induced Pluripotent Stem Cells-iPSCs), genetik olarak yeniden programlanmış vücut hücrelerinden elde edilen ve çok çeşitli hücre tiplerine farklılaşabilen hücrelerdir.

Bu özellikleri sayesinde iPSCs, uzay biyolojisi ve tıbbında devrim niteliğinde uygulama olanakları sunmaktadır. Bu makalede, iPSCs’nin uzay çalışmalarında nasıl kullanılabileceği ve bu teknolojinin sunduğu fırsatlar ele alınmaktadır.

Uzay koşullarının insan hücrelerine etkisini incelemek, hastalık modelleri oluşturmak, doku ve organ rejenerasyonu sağlamak, yaşlanma süreçlerini analiz etmek ve yeni ilaçlar geliştirmek gibi çeşitli alanlarda iPSCs’nin potansiyeli değerlendirilmektedir.

Mikrogravite ve kozmik radyasyon gibi uzay çevresel stres faktörlerinin insan hücreleri üzerindeki etkilerinin anlaşılması, uzun süreli uzay görevlerinde karşılaşılan biyomedikal zorlukların üstesinden gelinmesine yardımcı olabilir.

Bu makale, iPSCs’nin uzay çalışmalarındaki mevcut ve gelecekteki uygulamalarını inceleyerek, bu alandaki araştırmaların önemini vurgulamaktadır. Sonuç olarak, iPSCs’nin uzay biyolojisi ve tıbbında sunduğu yenilikçi çözümler, insanlığın uzaydaki varlığını sürdürülebilir kılmak için büyük bir potansiyele sahiptir.

Abstract

Induced pluripotent stem cells (iPSCs) are cells derived from genetically reprogrammed somatic cells that can differentiate into various cell types. Due to these characteristics, iPSCs offer revolutionary application opportunities in space biology and medicine.

This article examines how iPSCs can be utilized in space studies and the opportunities this technology provides. The potential of iPSCs in various fields such as studying the effects of space conditions on human cells, creating disease models, ensuring tissue and organ regeneration, analyzing aging processes, and developing new drugs is evaluated.

Understanding the effects of space environmental stress factors such as microgravity and cosmic radiation on human cells can help overcome biomedical challenges encountered in long-term space missions. This article emphasizes the importance of research in this field by examining the current and future applications of iPSCs in space studies.

Consequently, the innovative solutions offered by iPSCs in space biology and medicine have great potential to make humanity’s presence in space sustainable.

Giriş

Kök hücre; kendini yenileyebilen, kendine göre daha özelleşmiş hücrelere dönüşebilen, “in vitro” veya “in vivo” koşullarda bulunabilen farklılaşmamış hücrelerdir. Biyomedikal araştırma ve tedavilerde büyük bir alanda yer almaktadırlar. (Şahin, 2005)

Diğer hücrelere göre iki temel özellikle kök hücreleri ayırt edebilmekteyiz. Bunlardan ilki proliferasyon ve rejenerasyon olarak tanımlanan bölünüp çoğalma ve kendini yenileme özellikleridir.

Temelde hücreler belirli bölünebilme kapasitesine sahiptir ve bu kapasiteyi telomerler belirler. Telomer, kromozomların uç kısımlarında bulunan DNA dizileridir ve her bölünme sonrasında telomerler kısalmaktadır.

Dolayısıyla genel olarak telomerlerin boyu ne kadar uzun olursa o kadar fazla bölünme kapasitesi mevcuttur, ancak telomeraz enzimi ile de telomer boyunu korumak mümkündür.

Örneğin telomeraz enzimi aktivitesi ile telomer kısalması engellenip telomer dizileri korunabilmektedir. Kök hücreler aktif ve yoğun telomeraz aktiviteleri ile defalarca bölünebilirler.

iPSCs 1

Resim-1. Telomeraz Aktivitesi. (Image Credit: The Cell, Cooper)

Kök hücreleri ayıran bir diğer özellik ise farklılaşabilme özellikleridir. Kök hücreler birçok özelleşmiş hücreye dönüşebilmektedirler. Kendi aralarında kök hücreleri farklılaşabilme kapasitelerine göre sınıflandırmak mümkündür. Bunlar;

  • Totipotent,
  • Pluripotent,
  • Multipotent olarak sıralanabilir.

Totipotent’in kelime anlamı, her şey olma potansiyeline sahip demektir. Totipotent kök hücreler; sınırsız farklılaşma yeteneğine sahiplerdir. Embriyo ve sonrası tüm doku ve organlara farklılaşabilirler. Embriyonun beşinci gününe dek faaliyet almaktadırlar.

Pluripotent kök hücreler ise yaklaşık 200 çeşit hücreye farklılaşma yeteneğindeki hücrelerdir ki totipotente göre daha sınırlı sayılmaktadırlar. Totipotent kök hücrelerin aktivitelerinin sonlandığı döllenmenin beşinci gününden sonra çalışmaktadırlar. Multipotent kök hücreler ise daha spesifik ve sınırlı hücreye farklılaşabilmektedir.  (Kansu, 2005)

Embriyonik kök hücreler, blastosistlerin iç hücre kütlesinden sağlanmaktadır. Pluripotensi halinde ve germ katmanlarının tümüne farklılaşabilmektedirler. (Kaufman, 1981)

Bu özellikleri dolayısı ile birçok tedavi için önemli bir bakış açısıdır. Ancak bu tip kök hücrelerin etik problemleri ciddi seviyededir ve sonuç olarak kullanımı ve üzerinde çalışımı engellenmiştir.

iPSCs 2

Resim-2. Elde edilen kök hücrelerin kullanım alanları (Image Credit: Cesur, 2021)

Bununla birlikte 2006’da Takahashi ve Yamanaka, fareler üzerinde gerçekleştirdikleri deneyleri sonucunda dört adet transkripsiyon faktörünü fibroblast hücrelerine aktardılar. Bahsi geçen dört transkripsiyon faktörü: Oct4, Sox2, Klf4 ve c-Myc’dir. Bu transkripsiyon faktörlerinin ifadesi pluripotent kök hücre eldesi için yeterli gelmiştir. (Spitalieri, 2016)

İndüklenmiş pluripotent kök hücreler, somatik hücrelerden bu transkripsiyon faktörleri yardımı ile yeniden programlanmıştır. Embriyonik kök hücrelere alternatif olarak çalışmalarda kullanılmaktadır.

Hastalık tedavilerinde, ilaç testlerinde, doku mühendisliği çalışmalarında ve bireysel planlanmış tedavilerde önemli bir işlevde yer almaktadırlar. Blastosistlerin kullanımını ve uterus ihtiyacını ortadan kaldırdığından etik kaygılardan yarar sağlamaktadır.

İndüklenmiş pluripotent hücre eldesinde yeniden programlama tekniği kullanılmaktadır. Bu teknik, özelleşmiş hücrenin çekirdeğinde gerçekleştirdiği değişiklikler ve bölünme sırasında pluripotent kapasite korunumu ile işlev görmektedir.

iPSCs 3

Resim-3. iPSCs potansiyelleri (Image Credit: Metamorworks)

Temel olarak iPSCs eldesinde üç yöntem vardır:

  1. Somatik hücre nükleer transferi,
  2. Değiştirilmiş nükleer transfer,
  3. Somatik hücreleri ek hücreler ile kaynatma yöntemi.

Rejeneratif tıp; anormali gösteren hücre, doku veya organların yenileri ile yerini doldurmayı ve doğal iyileşme süreçlerini desteklemeyi amaçlar. Bu alanda kullanılan 5 temel teknik vardır:

  1. Kök hücre terapileri,
  2. Hücresel tedavi,
  3. Biyomateryaller ve biyomühendislik,
  4. Gen terapisi,
  5. Organ ve doku nakli.

Rejeneratif tıp, özellikle nörolojik hastalıklar, kardiyovasküler hastalıklar, diyabet, kas-iskelet sistemi hastalıkları ve çeşitli genetik bozukluklar gibi birçok hastalığın tedavisinde büyük potansiyel taşır. Bu alandaki ilerlemeler, gelecekte organ nakline olan ihtiyacı azaltabilir ve birçok hastalık için kalıcı çözümler sunabilir. (Aasen, 2008)

İndüklenmiş Pluripotent Kök Hücreler (iPSCs), insan kanı, keratinositler ve dermal fibroblast hücrelerinden yüksek verimlilikle elde edilebilmektedir. Bu hücrelerin kullanımı, embriyonik kök hücrelerle ilgili kaynak sıkıntısı ve etik sorunları aşmak için önemlidir.

iPSCs’ler hastalık modellemesi, ilaç taramaları ve klinik tedavide otolog hücre nakli potansiyeli ile dikkat çekmektedir. Hastalığa özel hücre tiplerine in vitro farklılaştırılabilir ve birçok çalışmada belirli hastalık özellikleri sergileyen hastaya özgü iPSCs’ler elde edilmiştir.

iPSCs 4

Resim-4. Evrenin 3 dili; matematik, astronomi, biyoloji (Image Credit: New Earth Project)

iPSCs kullanarak, mikrogravite ve kozmik radyasyon gibi uzay koşullarının insan hücreleri üzerindeki etkilerini incelemek mümkündür. Bu hücreler, farklı hücre tiplerine farklılaşabildiği için, kas hücreleri, sinir hücreleri veya kalp hücreleri gibi çeşitli hücre tipleri üzerindeki etkileri ayrı ayrı analiz edilebilir.

iPSCs, genetik hastalıkların modellenmesinde kullanılabilir. Bu sayede, uzay koşullarının hastalık progresyonu üzerindeki etkileri incelenebilir ve yeni tedavi stratejileri geliştirilebilir. Uzayda uzun süreli görevler sırasında, astronotların doku ve organ hasarı yaşama riski bulunmaktadır.

iPSCs, laboratuvar ortamında belirli dokuların veya mini organların (organoidlerin) yeniden oluşturulmasında kullanılabilir. Bu organoidler, uzay görevlerinde biyolojik materyallerin yenilenmesi veya onarımı için kullanılabilir. Uzayda geçirilen süre, insan vücudunda hızlandırılmış yaşlanma süreçlerine yol açabilir.

iPSCs, bu süreçlerin incelenmesinde ve uzay koşullarının yaşlanma üzerindeki etkilerinin anlaşılmasında kullanılabilir. Bu çalışmalar, hem uzay görevlerinde hem de Dünya’da yaşlanma ile ilgili hastalıkların tedavisinde önemli bilgiler sağlayabilir. iPSCs, uzayda ilaç testleri ve yeni ilaçların geliştirilmesi için kullanılabilir.

Mikrogravite ve diğer uzay koşulları altında ilaçların etkileri ve toksisiteleri incelenebilir, bu da uzay görevleri için daha güvenli ve etkili tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine katkıda bulunabilir.

Sonuç

İndüklenmiş pluripotent kök hücreler (iPSCs), uzay biyolojisi ve tıbbı alanında devrim niteliğinde fırsatlar sunmaktadır. Uzay koşullarının insan hücreleri üzerindeki etkilerini incelemekten, hastalık modelleri ve tedavi geliştirmeye kadar geniş bir yelpazede uygulama potansiyeline sahip olan iPSCs, uzayda insan sağlığını koruma ve destekleme açısından kritik bir araç olarak ön plana çıkmaktadır.

Mikrogravite ve kozmik radyasyon gibi uzay çevresel stres faktörlerinin insan hücreleri üzerindeki etkilerini anlamak, uzun süreli uzay görevlerinde karşılaşılan biyomedikal zorlukların üstesinden gelinmesine olanak tanımaktadır.

iPSCs teknolojisi, astronotların sağlık risklerini minimize etmek, doku ve organ hasarlarını onarmak ve yaşlanma süreçlerini incelemek için yenilikçi çözümler sunmaktadır. Ayrıca, iPSCs kullanılarak yapılan ilaç testleri ve yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi, uzay görevlerinde kullanılabilecek güvenli ve etkili ilaçların tasarımını hızlandırmaktadır.

Bu teknolojinin getirdiği yenilikler, sadece uzay görevlerinde değil, aynı zamanda Dünya’da yaşlanma ve genetik hastalıklarla ilgili araştırmalara da değerli katkılar sağlayacaktır.

Sonuç olarak, iPSCs’nin uzay çalışmalarındaki kullanımı, hem biyomedikal araştırmaların ilerlemesi hem de insanlığın uzaydaki varlığının sürdürülebilirliği için büyük bir potansiyele sahiptir.

Gelecekte yapılacak araştırmalar, bu teknolojinin daha da geliştirilmesine ve uzay tıbbında standart bir uygulama haline gelmesine katkıda bulunacaktır.

Kaynakça

  • Şahin F, Saydam G, Omay SB (2005). Kök Hücre Plastisitesi ve Klinik Pratikte Kök Hücre Tedavisi. The Turkish Journal of Hematology and Oncology. 15: 48-57.
  • Kansu E (2005). Kök Hücre Biyolojisi ve Plastisitesinde Güncel Kavramlar. Hacettepe Tıp Dergisi. 36:191-197.
  • Kaufmann DS (2001). Stem Cells. Proct. Natl. Acad. Sci. 98:10716-21.
  • Aasen T, Raya A, Barrero MJ, et al. Efficient and rapid generation of induced pluripotent stem cells from human keratinocytes. Nat Biotechnol. 2008. doi:10.1038/nbt.1503
  • Haase A, Olmer R, Schwanke K, et al. Generation of Induced Pluripotent Stem Cells from Human Cord Blood. Cell Stem Cell. 2009. doi:10.1016/j.stem.2009.08.021
  • Singh VK, Kalsan M, Kumar N, et al. Induced pluripotent stem cells : applications in regenerative medicine , disease modeling , and drug discovery. 2015;3(February):1-18. doi:10.3389/fcell.2015.00002

Beğen  14
Ümmü Gülsüm KESER
Yazar

Biruni Üniversitesi, Moleküler Biyoloji ve Genetik lisans öğrencisi, MoEP MSRT/CRISPR Araştırma Takımı (CRT) üyesi ve yazarı. (Biruni University – Molecular Biology and Genetics, MoEP MSRT/CRISPR Research Team-CRT crew and author.)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yapılan Yorum (1)
  1. Avatar