Menu

Çocuk Uzay Gücü (8) “Evlat Fok MARS”

Bugün, Dünyadaki Mars Projesi – Çocuk Uzay Gücü’nün evlat edindiği bir tatlılığı sizlerle tanıştırmaktan mutluluk duyuyoruz. Kendisi Çocuk Uzay Gücü olarak evlat edindiğimiz bir Akdeniz foku ve adı “MARS“. Çocuk Uzay Gücü olarak; daha önce resimlerini ve hikayelerini buradan görebileceğiniz, biri hariç diğerleri engelli olan 3 köpek ve 1 kedimiz vardı. Bu defa denizde yaşayan çok tatlı bir dostumuzu evlat edindik.

Fok Mars - Akdeniz Foku

(Image Credit: Mars on Earth Project – Kid’s Space Squad).

“Mars projesinde bir fokun ve diğerlerinin ne işi var ki?” diye bir soru aklınıza gelebilir. Eğer yaşadığımız Dünyaya, çevreye, bitkilere ve canlılara sahip çıkmıyor ve onları korumuyorsak; evrenin neresine gidersek gidelim orayı da Dünyamıza benzetmeyecek miyiz?

İşte tam da bu nedenle; bir şeyleri kaybetmeden önce kıymetini bilmek çok daha önemli. Evrenle ilgili tüm yazılara videolara şöyle bir bakın. Hala Dünyamız gibi yaşanabilir bir ortam yok. Teorik olarak Dünya benzeri gezegenlerin tamamı ise bizim şu anki teknolojimizle ulaşamayacağımız kadar uzaklarda. Bir de yakınımızda olan ve ilgi alanımız olan Mars’a bakın. Ne kadar zorlu, adeta yaşamsal varlığa düşman bir gezegen değil mi? Diğer yanımıza bakın Venüs… Durum farklı mı? Tabi ki hayır. Bir litre su veya bir metreküp oksijen üretebilmek ve yaşamı oralarda devam ettirebilmek için bilim insanlarının ne kadar emek verdiğine dikkat edin.

Oysa Dünyamızda tüm bu denge mükemmel bir şekilde var ve tek bir şey için; “yaşam”. Sadece biz insanoğlu için de değil, yaratılmış ve yaşama hakkı olan her canlı için.

Fok Mars

(Image Credit: Mars on Earth Project – Kid’s Space Squad).

Çocuk Uzay Gücü’nde, çocuklarımıza bir başka gezegendeki yaşam araştırmalarını anlatmadan önce kendi Dünyamızda beraber yaşadığımız canlılara saygı duyulmasını ve onların korunmasının insanlık için de ne derece önemli olduğunu anlatmak istiyoruz. Bunların bir çoğu kendi kendilerine yetemeyecek durumda ve bir noktada varlıklarını devam edebilmek için insana muhtaç canlılar. İnsana muhtaç derken, aslında en çok insandan korunması gereken canlılar.

İşte bu nedenle;  çocuklarımıza yaşadığımız Dünyayı daha iyi kavrayabilmeleri için çabalıyoruz. Bu tür evlat edinme ve manen sahiplenmelerle onları normal şartlarda bir çoğunun ulaşamayacağı canlılar ile gönül bağı ve dostluklar kurmalarını sağlıyoruz.

Artık fok MARS ‘da bu ailenin bir üyesi oldu. Resimdeki yüzünün masumiyetine bir bakın. İnsanın sarılıveresi gelmiyor mu?

Neden Korunmaları Gerekiyor?

Akdeniz fokları da ilk zamanlarda insanların bilinçsizce davranışlarına ve avlanmalarına maruz kalmış, yuvaları gelişen yerleşim alanları ve kıyıların kullanımı ile zarar görmüştü. Eskiye oranla bugün çok daha hassas davranılsa ve korumaya da alınsa da, insanoğlu ne yazık ki hala denizlerimizi ve kıyılarımızı kirletmeye devam etmekte. İlkim değişikliği de bir diğer ciddi sorun olarak karşımızda durmakta.

Akdeniz fokları ne yazık ki tüm Dünyada sayıları sadece 750 civarında. Varlıklarını sürdürdükleri denize kıyısı olan 4 ülkeden birinin Türkiye olması ve genel sayıya oranla yaklaşık 100’e yakının ülkemizde bulunması inanılmaz bir değer aslında. Düşünebiliyor musunuz? Yüzlerce yıldır bu koskoca Dünyada varlığını devam eden bu zararsız ve sevimli dostlarımızdan sadece 750 tane.

Ciddi olarak korunmadıkları taktirde gelecek nesiller onları ne yazık ki sadece fotoğraflarından ve arşivlerdeki videolarından hatırlayacak. Kapalı Akdeniz ortamı okyanus yırtıcılarına, katil balina ve köpekbalıklarına  karşı onlar için doğal bir koruma sağlıyor olsa da kıyılardaki betonlaşma onların varlığını her geçen gün daha fazla tehdit ediyor.

Her canlı gibi onlar da rahatsız edilmek istemiyor ve olabildiğince sessiz, insan hareketinin olmadığı koyları ve buralardaki mağaraları, küçük girintileri yuva olarak benimsiyorlar. Çoğalma konusunda onlar da yavruları için doğal olarak en güvenli noktaları seçiyor. Kötülüğün ne olduğunu bilmedikleri için, doğasında var olan beslenme içgüdüsü nedeniyle insanların olduğu bölgelere de yaklaşabilmekte ve hiç bir saldırganlık belirtisi göstermemektedirler. Onlara sosyal canlılar da diyebiliriz.

Akdeniz Foku

Onları Kim Koruyor?

Elbette tüm insanlar kötü değil ama her Akdeniz foku da, bir zamanlar televizyonlardan tanınan fok Badem gibi meşhur ve şanslı değil.  Yine de Türkiye olarak bu konuda en aktif oluşumlardan birine sahibiz. Sualtı Araştırmaları Derneği – Akdeniz Foku Araştırma Grubu’nun bu canlılar için elinden geleni yapan fedakar ve yüreği güzel insanları var. Buradan kendilerine bir kez daha yaptıkları tüm çalışmalar ve fedakarlıkları için teşekkür ediyoruz. Bilmenizi isteriz ki Dünyadaki Mars Projesi – Çocuk Uzay Gücü’nün evlat edindiği her canlının bizim için çok özel bir yeri var.

Sevgili SAD-AFAG;

Lütfen MARS’ımıza bizim için iyi bakın olur mu? Fok MARS ile başlayan dostlukta, bizler de sizin için elimizden geleni yapacağız. Hatta ileride size fok MARS ile ilgili bir sürprizimiz de olacak ve fok MARS’ı bütün Dünya tanıyacak. Kim bilir belki adı Dünya ile sınırlı da kalmaz…

SAD-AFAG ve Akdeniz Foklarını daha yakından tanımanız için aşağıdaki videoları izlemenizi öneriyoruz.

Sen de Kalbinin Sesini Dinle, Onları Koru

  • Lütfen ama lütfen! Onlarla karşılaştığında acımasız olma, ona saygı duy, unutma; o da senin gibi bir amaç için yaratıldı,
  • Sen bir insansın ve ondan çok daha güçlüsün, bu gücünü onu korumak için kullan,
  • Gördüğün bir fok; anne ya da baba fok olabilir veya ailesinden uzak kalmış bir yavru da olabilir. Onun da nefes alan memeli bir canlı olduğunu unutma,
  • Senden kaçmıyorsa; belki hastadır, belki bebek bekliyordur veya hastalanmıştır. Ona karşı şefkatini esirgeme ama dokunma, SAD-AFAG’a bilgi ver,
  • Ona asla zıpkın ve herhangi bir ateşli silah kullanma, görünüşünden korksan bile taş atma. Emin ol, o senden çok daha fazla korkuyor,
  • Lütfen denizlerimizi atıklarınla kirletme. Deniz sadece onların değil, hepimizin geleceği,
  • Doğal yaşam alanlarına ve yuvalarına müdahale etme, bunun gelecekte karşılığını hepimiz yaşarız,
  • Tek derdi kendisini ve yavrusunu beslenmek olan bu canlıları sırf bir kaç balık fazla yedi diye zarar verme, unutma lokma paylaşıldıkça çoğalır ve bereket kazanır,
  • Ağlarını, oltalarını, bozulan zıpkınlarını, kesici metal ve camları denize atma,
  • Yeterince insan onlara zarar verdi, buna bir de katılma.
  • Onu koruyan tüm bilim insanlarına, kuruluşlara, balıkçılarımıza, bölge halkına sonsuz teşekkürler.

Eğer Bir Fok Görürseniz

  • Durumu ve sağlığı ne olursa olsun SAD-AFAG “Akdeniz Foku Bilgi ve Kurtarma Ağı” na bildirin.
  • Ya da kalbinizde uzun soluklu bir sıcaklık hissetmek için ona bir aile olun, bir Akdeniz foku evlat edinin. İnanın bu mutluluğun tarifinin,  sözlükte karşılığı yok.

Lütfen aşağıdaki videoyu izleyin. Bu canlıların yok olmasına göz yumulur mu?

Yavruların beslenmesi.

2011 yılında annelerinden ayrı düşen foklar; Dilara ve Tina’nın öyküsü.

Print Friendly, PDF & Email
Beğen  18
Yazar

Çevre Mühendisi. Dünya'daki Mars Projesi (Mars on Earth Project) kurucusu. Projenin Çevre, Atık Yönetim, Yenilenebilir Enerji Kaynakları ve Türkiye İletişim Sorumlusu. Amatör telsiz çağrı işareti TA2ISU. (Environmental Engineer. Founder of the Mars on Earth Project. Project Environment, Waste Management, Renewable Energy Resources and Communications Officer Turkey. Amateur radio callsign TA2ISU.)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yapılan Yorumlar ( 9 )